top of page

TELAŞA YENİLEN YOLLAR

Bu sabah kalktım, sokakları dinledim

Dışarda masmavi gökyüzü, rengârenk bir hayat

Benim içimde ise solmuştu bütün kainat

Olanları kavramak için bir hamle yaptım

İçimde koşan atın dizginini bıraktım

At yoldan çıktı

O ihtimaller de bitti

Bir seda kaldı senden geriye

Bir de başlamadan biten hikayelerin buruk tadı

Oysa eskimiş, rengi solmuş bir fotoğraf kalsın isterdim

O zaman aramızdaki bu belirsiz şeyin bir anlamı olurdu

Sonunu getiremediğim yolları neden koştum sorusunun bir cevabı


Yakınlık kurma telaşı bu galiba

Bir şeyi oldurma arzusunun katılaştırdığı ellerde

Mevsimsiz açan bir goncanın intiharı

Güneşim, toprağım, suyum, havam

Sensiz coğrafyalar aştım, senle oturup kalamam

Belirsizlik ağır geliyor kalbime

Biraz daha koşsam yok olacak şeyin

Bu sabah fotoğrafını çektim titreyen ellerimle

Yakınlık kuramadım, telaşıma yenildi yollar

Şimdi kavradım anlamları

Atımın hâlâ bir yola ihtiyacı var

İhtimaller hiç biter mi?

Başlamadan biten hikayeleri oldurmanın çaresi

Kulağımı tıkadığım bu sesleri duymak olacak

Mayalanan duygular kabarıp taştığında

Atım senden kalan seda ile yolunu bulacak


Son Yazılar

Hepsini Gör
YÜRÜMEK

Zihninin o karmaşıklığında bir yol hayal etmeni istiyorum senden. Bu öyle bir yol ki; bir sonu olduğu vaat edilmiş ama ucu belirsizliklerle, görünmez duvarlarla mühürlenmiş. Bu yol sadece adı üzerinde

 
 
 
KALMAK VE BAŞLAMAK ARASINDA

İnsan neden bildiği yolda kalmayı, bilmediği yola tercih eder? Bu soruyu kendime her sorduğumda ilk anda aklıma cesaret geliyor. Sanki mesele yeterince cesur olup olmamakmış gibi. Oysa zamanla anlıyor

 
 
 
YOL TANIK İSTEMEDEN YÜRÜNEBİLİR Mİ?

Yol, bugün en sık yanlış anlaşılan kavramlardan biri. Çoğu zaman ilerleme, hedefe varma, kendini aşma ya da potansiyelin “en iyi haline” ulaşma fikriyle özdeşleştiriliyor. Bu yaklaşım, modern öznenin

 
 
 

Yorumlar


bottom of page